Tılsım için
"Sus bu mübarek kedi gece gece..."
demişim, babamın genetik mirası kısık sesimle,
bir şiire doğru koşan bir tayı düşünürken.
Ak kuzuyu bana ikinci kez sevdirirken
gözlerindeki sevinç mi olgunlaşmıştı
minik elim ılık-nemli yapağıya
dokunmak duygusunu mu kanıksamıştı? Bilemeyiz.
Kedinin adı Tılsım olsun mu?
Çok ağlardı. "Ağlamasana!" derdim, arkadaşlarım görecek."
O da ağlamasını ellerine, saçının rüzgârda uçuşmasına
Ağaçların yosunlu (kuzey) gövdesine
Şöyle dalgınlıkla dokunuşuna... yedirirdi.
Arkadaşlarım görmesin diye.
Kedi aşk istiyor geceden. Aşk olsun.
Çok tutumlu kullanırdı mutluluğu.
Pastoral bir adamdı; koyun selini beyaz,
Tiz bir ı s l ı k l a akıtırdı; ıslak orman
Duygulanmasın. Acı kışkırtıcıdır.
Kedinin şehvetli sesi bana acı veriyor.
Ama koşan bir tayın
sisli bir anıya dönüşmesine,
koşan bir tay imgesinin
sinsice çekip gitmişliğine mutsuzluk derler
|