kedimi az kalsın kaybediyordum.. !

ekleme tarihi - Temmuz 15, 2008
Nano Sorguluyor | 1 Comment

evlendiğimizin ilk günlerinde evimizi bizimle birlikte paylaşacak sevimli bir kedi almaya karar verdik eşimle. ilk tercihimiz vitrinden beyendiğimiz bir iran kedi yavrusuydu. O heyecanla ne yaptığımızın bile farkında değildik… kedimiz ( nano’muz ) ilk 4 gün çok mutlu, sürekli oyunlar oynayan ve sağlıklı bir kediydi. 4. günün akşamı kedimiz birden bire hastalandı. nefes almakta zorluk çekiyordu. bir çok veterinere götürmemize rağmen durumu her gün daha kötüye doğru gidiyordu. sabahlar, akşamlar boyunca hiç uyumadan başında ağladık durduk.. ufacık kedimiz sanki 90 yaşındaki bir insan gibiydi. son çare olarak bir veterinere daha götürelim dedik ve işte o mucize o gün gerçekleşti. artık ölecek, yapacak bir şey yok diye teselli etmeye çalışan veterinerlere inat Nano’muz 1 gün içinde ayağa kalktı ve sizlerle birlikte yapacağımız çok şey var dercesine aramıza tekrar katıldı. 1 ay boyunca tedavisi sürdü ve şimdi 3 yaşında koca bir kız artık o.

iki meşhur nankörümüz vardır:

ekleme tarihi - Temmuz 10, 2008
Yazar Köşemiz | 3 Comments

iki meşhur nankörümüz vardır: Evlat ve kedi. Nankörün türk dil kurumu sözlüğündeki karşılığı (www.tdk.gov.tr) “iyilik bilmez”dir. “İyilikbilmez” sözcüğü ise: “siz ona hangi iyiliği yaparsanız yapın, o yaptığınızın bir iyilik olduğunun bilincine varmayacak, varsa da, önemsemeyip, sizin yaptığınız bu iyiliğe burun kıvıracak ve en sonunda size kazığı atacaktır.” türünden bir şeyler çağrıştırıyor okuyanda.

Yani adem ya da kedi kişinin yapılan iyiliğe bir selam, hadi doğrusunu söyleyelim bir karşılık vermesi gerekiyor ki nankör damgası yemesin.

Yani “bizler” bir iyilik yapıyor isek, karşılığınıbekleyengillerdeniz. İyilik yap denize at, iyilik yap kediler yesin, yok öyle yağma.

Peki ne bekliyoruz yaptığımız onca iyilikten sonra, kedi ya da evlattan. Elbette “çok şey değil beklediğimiz”: Dizimizin dibinden ayrılmasın, ya da “gel” deyince geliversin, “git” deyince gitsin, “pisi” deyince “miyav” desin, “evlat” deyince babacım/annecim desin, tırmalamasın, olur olmaz “kişilerle”, olurolmaz şekillerde sevişmesin, bizim tuttuğumuz takımı tutsun, gösterdiğimiz yerde uyusun, içinden gelen o güçlü seslere kulak vermesin, oyuncak kalsın, biblo kalsın, hiç büyümesin… Tıpkı “yapay zeka” filmindeki çocuk robotlar gibi.

öyle ya, yatacak yer verdik, yiyecek, sıcak bir yuva, öptük, okşadık onu. biz olmasaydık… baksın bir sokak çocuklarına, sokak kedilerine, baksın da “bazı şeylerin değerini bilsin”

Ama doğanın “büyük saati” öyle işlemiyor elbet. Kediler kediliklerinden, evlatlar evlatlıklarından vazgeçmiyorlar bir türlü.
Bize kalansa “öğrenme ortaklığı” oluyor galiba. Kedimizle birlikte, oğlumuz, kızımızla birlikte yaşama dair yeni renkler, yeni duruşlar, yeni edalar, yeni sevdalar öğreniyoruz.

Nankör mü? Çok güzel bir kedi adı olur bu. Hepsi bu.

yazar: Özgür Balaban

Kedisel Facebook

ekleme tarihi - Temmuz 10, 2008
Yazar Köşemiz | 4 Comments

siyam
gözlerimde taşıdığım eski orman
ürkütmesin sizi

van
bir gözüm dosdoğru size bakar
bir gözümde tıkır tıkır bir plan

tekir
size dünyayı gezdirebilirim
sokakların
ve insanların dilini
öğretebilirim size

iran
yüzümde insanlara dair bir sır saklıdır

ankara
dünya bir yumak
ve çocukların
başkentiyim ben

Chinchilla
şşşşşş…
geceyle konuşuyorum

soke
ne büyük mavi sular
ne iri sokak köpekleri
üzgün çocuklar mutsuz eder
sadece beni

himalayan
evren böyle iyi
bu telaş neden

British Shorthair
şehre saplanmış keskin bir miyav…

Bombay
evrenle konuştuğum doğrudur…

Birman
ben de çocuklar gibi
yedi canlı değilim

Yazar: Özgür Balaban

hangimiz kediyiz…

ekleme tarihi - Temmuz 10, 2008
Beetle Eğlencede | 1 Comment

Fırsat buldukça eşim ile birlikte gidip kafa dinleyebileceğimiz en sıcak yerlerden biridir bizim için Cunda. Şarap evi’nin tahta yeşil sandalyelerinde oturup bira içip kalamar yemek için bir yıl beklemek sanırım ayrı bir sihir. Bu dünya için bir bardak bira ve bir tabak kalamar için bir yıl beklemek manyaklığın ötesinde beni heyecanlandıran ve hayal dünyamı hep genç tutan bir beyin jimnastiği oluyor kalabalık iş yerimde. Laptop’umun masa üzerine koyduğum bir cunda fotoğrafıyla birlikte dalıp gittiğim büromda yaz için yaptığım planlar, planlar,planlar……
Bir gün kaldı cunda için, heyecanlıyım, sevinçliyim uyku yok bu akşam. Kalamar kokan eski rum evleriyle sıralanmış sokaklarında yürümek ve ayaklarımıza dolanacak Cunda Kedileri…
Yeşil sandalyeme, yeşil masama, birama ve kalamarıma kavuştum işte… karşımda dünyanın en güzel kadını, kalamarlarımı çalıp Cunda Kedileriyle paylaşmakta. Hangimiz kediyiz. Ben kalamarlarımı vermemek için sırtımı kamburlaştırıp ağzıma doldurduğum kalamarlarla homurdanmaktayım, eşim fırsatını bulduğu anda kaşla göz arasında tabağımdan bir halka kalamar aşırma peşinde, kediler ise bizim misafir olduğumuzun farkında olarak tüm Cunda onların gibi efelene efelene miyavlayıp ver ulan bir tane daha bakalım derlercesine… hangimiz kediyiz…

balkon, kediler ve ben…

ekleme tarihi - Temmuz 10, 2008
Beetle Eğlencede | Leave a Comment

işten yeni geldim eve, sıcaktan bunalmış kedilerim eve gelip balkon kapısını açmamı sabırsızlıkla bekliyorlar. sıcaktan bunalan benmiyim bir tek sanki…. iyide eve mama getiren kim ? bari evi toplayın, iki koca kedi ve tüm gün oturup tembellik yapmışlar evde. bir bardağı bile kaldırıp bulaşık makinasına koymaktan acizler.. tembeller…
eve girer girmez balkondayım, paçalarımı sıvayıp hortumla yıkıyorum balkonumu, pardon kedilerimin balkonunu…
yorgunum, biramı açıyorum, puromu yakıyorum ve olmayan manzaramı seyredip hayal dünyasına dalıyorum. Bodrum’dayım, güneyde…
beetle için su oyunken nano için çin işkencesine dönüşüyor balkon keyfi.. kedilerime bakıp tüm hayallerim onlar oluyor aniden. tüm stresimi, tüm yorgunluğumu alıp keyfe dönüştürüyorlar birden.. tüm gün balkon hayalleri kuran kedilerimi ıslanmış balkon zeminimi durduracak. beetle sularla oynamaya başlıyor ben daha çeşmeyi açarken, uzun tüylü nanom ise tüm aristokrat karakteriyle dikkatli adımlar atıyor kendini ıslatmamak için. herkesin bir köşesi var balkonda. beetle için tüm balkon ona ait ıslak kuru farketmeden. Nano şimdilik kurumasını bekliyor sabaha kadar keyif yapacağı köşesinin.